Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Hayrat Yardım

Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Çocuklar ve Camiler

Yazarlar (Web Sitesi) - Web Sitesi | 09.03.2026 - 10:41, Güncelleme: 09.03.2026 - 10:41
 

Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Çocuklar ve Camiler

Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Çocuklar ve Camiler

Son yıllarda, özellikle de son günlerde Ramazan Ayı'nın gelmesiyle birlikte çocuklar camiye gelmeli mi? Gelmemeli mi? konusu çok tartışılmaktadır. Tartışmalar bazen öyle hararetleniyor ki, iş camiye çocuğunu getiren ebeveynler ile cami cemaati arasında kavga etmelerine sebep olabiliyor.  Bu tartışmalar maalesef bütün meselelerde olduğu gibi sığ bir tartışmaya dönüşüyor. Bir grup evet çocuklar camiye gelmeli diyor, diğer bir grupta hayır çocuklar camiye gelmemeli fikrini savunuyorlar. Bu sığ tartışmaların içerisinde gözden kaçırdığımız bir nokta var. Biz camide çocukların sesleri cıvıltıları olsun çocuklar camiye gelsin derken, diğer taraftan buna dayanamayan, çocukların gürültülerini kaldıramayan ihtiyarları üzdüğümüzün ve kırdığımızın farkına varamadık. Yani Camiye çocuklar geldi, bu defada caminin müdavimleri olan ve neredeyse günün beş vakit namazında camiye gelen, camiden başka gidecek yerleri olmayan ihtiyarlarımızı camiden soğuttuk ve de uzaklaştırdık.  Çocuklar camiye gelmeli mi? Evet çocuklar camiye gelmeli, ama, fakat, nasıl, niçin, ne zaman gelmeli.... Çocuklar camiye gelmeden önce, çocuğunu camiye götürecek olan anne babalar, çocuğu nereye götürdüğünü, gideceği yerin önemini, ona orada ne yapması gerektiğini ya da neler yapmaması gerektiğini anlatmalılar. Camideki kurallara uyması gerektiği konusunda gerekirse çocuklarla anlaşma yapıp söz almaları gerekir.  Nasıl ki, çocuk ilkokula başladığında oranın okul olduğunu, birtakım kurallarının olduğunu, sınıfta oturması gerektiğini, ayağa kalkıp dolaşmaması gerektiğini, öğretmeni izin vermediği müddetçe konuşmaması gerektiğini, yerleri kirletmemesi gerektiğini, uslu durması gerektiğini, kısacası gideceği yeri ve o yerin kurallarını çocuğa anlatıyorsak... Aynen bunun gibi, çocukları camiye getirmeden önce, caminin önemini, oranın ibadethane olduğunu, buranın kuralları olduğunu çocukların anlayacağı dilde ve seviyede onlara anlatmamız gerekiyor.  Bunları çocuğa anlatmadığımız zaman, gittiği yerin isminin cami olması bir anlam ifade etmiyor.  Camiler; -Bir oyun alanı, ya da çocukların istediği gibi oynayabilecekleri çocuk parkı değildir.  -Çocukların istediği gibi at koşturacağı yer değildir.  -Futbol maçı yapacakları yer değildir.  -Dönme dolaplara bineceği, palyaçolar eşliğinde oynayacağı bir sirk yeri değildir.  -Çocukların ellerindeki yiyecek ve içeceklerle oradan oraya koşturacağı yer değildir.  -Yüksek sesle müzik dinleyeceği ya da film izleyeceği yer değildir. -Tiktok çekilip, sosyal medya mecralarında boy gösterme yeri değildir.  -Saklambaç oynayıp namaz kılanların önünden geçeceği yer değildir. Çocuklar camiye gelmeli evet, bu kuralları bilerek gelmeli. Ebeveynleri tarafından çocuklara bu kurallar anlatılmalı. Çocuklar camiye gelmeli ama ne zaman. Özellikle cuma namazı, teravih namazı ya da bayram namazları gibi uzun süren namazlara çocuklar getirilmemeli. Çünkü, çocukları o kadar uzun süre camide sessiz bir şekilde tutmak zor olabilir. Eğer ebeveynler olarak çocuklarımızı camiye alıştırmak istiyorsak, normal vakit namazlarına götürelim. Bu namazlar cuma ve teravih namazlarına göre daha kısa olduğu için çocuklar camide sıkılmaz, camiyi sıkıcı bir yer olarak görmezler. Hem de camiye sadece cuma, teravih ve bayram namazlarında gidilmediğini de öğrenmiş olurlar. Maalesef çoğunluğumuz öyle yapmıyor muyuz? Camilere cuma dan cumaya, teravihten teraviye, bayramdan bayrama gidiyoruz. Eğer biz bugün çocuklarımızı camiye alıştıracaksak , önce vakit namazlarından başlamalıyız. Yarın büyüdüklerinde, zaten geleneksel olarak toplu namazlara gidecekler.  Çocukları camiye alıştırmak için uyguladığımız yöntem ya da eğitim sistemimiz yanlış. Palyaçolarla, dönme dolaplarla, camide çift kale futbol oynamakla, voleybol ipi germekle, çocukların yaptığı her şeye göz yummakla cami sevgisi alıştırılmaz. Şimdi samimi olarak cevap verelim hangimiz evlerimizde çocuklarımızın sınırsızca oynamalarına, her yeri, tüm odaları dolaşmalarına, dolapları karıştırmalarına izin veriyoruz. Misafirliğe gitmeden önce çocuklarımızı gittiğimiz yerde uslu durmaları konusunda uyarıyoruz. İkram edilenleri dökmeden güzelce yemelerini tembihliyoruz. Çocuklarını camiye getiren ebeveynler sizden istenen çok bir şey değil, sadece basit âdab-ı muaşeret kurallarını öğretmektir. Uygulanabilecek basit bir yöntem, çocuğunuzu camiye getirdiğinizde yanınızdan ayırmamak, birlikte namaz kılmak olabilir. Bazen bunu uygulayan babalara şahit oluyoruz camilerde. Hatta iki çocukla geldiyse birini sağ tarafa diğerini sol tarafa alıyor birlikte namaz kılıyorlar. Hiçbir problem de yaşanmıyor.  Diğer bir önerim, ebeveynler ya çocuklarla camide ilgilenecek birilerini bulsunlar, ya da sırayla çocuklara baksınlar. Böylece hem cami âdab-ı öğrenirler hem de kimse çocukların gürültüsünden rahatsız olmaz. Rahatsız olan camiye gelmesin demekle de hiç olmaz. Yetişkinlere namaz farz, camide cemaatle kılmanın sevabı daha fazla. Hem çocukların camiye gelmesinden rahatsız olan vatandaşlar, çocukların namaz kılmalarından değil,  gürültü çıkarmalarından ve namazda kendilerini rahatsız etmelerinden rahatsızlık duyuyorlar.  Sevgili Ebeveynler! Topluluk içerisinde çocuklarınıza, söz söylenmesi hoşunuza gitmiyor ya da uyarılmasını istemiyorsanız, temel topluluk kurallarını ve âdab-ı muaşeret davranışlarını, siz öğretmeniz gerekiyor. Eğer bunları siz öğretmezseniz yarın biri çıkar, her şeyi göze alır ve çok acı bir şekilde öğretir çocuklarınıza. 
Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Çocuklar ve Camiler

Son yıllarda, özellikle de son günlerde Ramazan Ayı'nın gelmesiyle birlikte çocuklar camiye gelmeli mi? Gelmemeli mi? konusu çok tartışılmaktadır.

Tartışmalar bazen öyle hararetleniyor ki, iş camiye çocuğunu getiren ebeveynler ile cami cemaati arasında kavga etmelerine sebep olabiliyor. 

Bu tartışmalar maalesef bütün meselelerde olduğu gibi sığ bir tartışmaya dönüşüyor. Bir grup evet çocuklar camiye gelmeli diyor, diğer bir grupta hayır çocuklar camiye gelmemeli fikrini savunuyorlar.

Bu sığ tartışmaların içerisinde gözden kaçırdığımız bir nokta var. Biz camide çocukların sesleri cıvıltıları olsun çocuklar camiye gelsin derken, diğer taraftan buna dayanamayan, çocukların gürültülerini kaldıramayan ihtiyarları üzdüğümüzün ve kırdığımızın farkına varamadık. Yani Camiye çocuklar geldi, bu defada caminin müdavimleri olan ve neredeyse günün beş vakit namazında camiye gelen, camiden başka gidecek yerleri olmayan ihtiyarlarımızı camiden soğuttuk ve de uzaklaştırdık. 

Çocuklar camiye gelmeli mi?

Evet çocuklar camiye gelmeli, ama, fakat, nasıl, niçin, ne zaman gelmeli....

Çocuklar camiye gelmeden önce, çocuğunu camiye götürecek olan anne babalar, çocuğu nereye götürdüğünü, gideceği yerin önemini, ona orada ne yapması gerektiğini ya da neler yapmaması gerektiğini anlatmalılar. Camideki kurallara uyması gerektiği konusunda gerekirse çocuklarla anlaşma yapıp söz almaları gerekir. 

Nasıl ki, çocuk ilkokula başladığında oranın okul olduğunu, birtakım kurallarının olduğunu, sınıfta oturması gerektiğini, ayağa kalkıp dolaşmaması gerektiğini, öğretmeni izin vermediği müddetçe konuşmaması gerektiğini, yerleri kirletmemesi gerektiğini, uslu durması gerektiğini, kısacası gideceği yeri ve o yerin kurallarını çocuğa anlatıyorsak...

Aynen bunun gibi, çocukları camiye getirmeden önce, caminin önemini, oranın ibadethane olduğunu, buranın kuralları olduğunu çocukların anlayacağı dilde ve seviyede onlara anlatmamız gerekiyor. 

Bunları çocuğa anlatmadığımız zaman, gittiği yerin isminin cami olması bir anlam ifade etmiyor. 

Camiler;

-Bir oyun alanı, ya da çocukların istediği gibi oynayabilecekleri çocuk parkı değildir. 
-Çocukların istediği gibi at koşturacağı yer değildir. 
-Futbol maçı yapacakları yer değildir. 
-Dönme dolaplara bineceği, palyaçolar eşliğinde oynayacağı bir sirk yeri değildir. 
-Çocukların ellerindeki yiyecek ve içeceklerle oradan oraya koşturacağı yer değildir. 
-Yüksek sesle müzik dinleyeceği ya da film izleyeceği yer değildir.
-Tiktok çekilip, sosyal medya mecralarında boy gösterme yeri değildir. 
-Saklambaç oynayıp namaz kılanların önünden geçeceği yer değildir.

Çocuklar camiye gelmeli evet, bu kuralları bilerek gelmeli. Ebeveynleri tarafından çocuklara bu kurallar anlatılmalı.

Çocuklar camiye gelmeli ama ne zaman.

Özellikle cuma namazı, teravih namazı ya da bayram namazları gibi uzun süren namazlara çocuklar getirilmemeli. Çünkü, çocukları o kadar uzun süre camide sessiz bir şekilde tutmak zor olabilir. Eğer ebeveynler olarak çocuklarımızı camiye alıştırmak istiyorsak, normal vakit namazlarına götürelim. Bu namazlar cuma ve teravih namazlarına göre daha kısa olduğu için çocuklar camide sıkılmaz, camiyi sıkıcı bir yer olarak görmezler. Hem de camiye sadece cuma, teravih ve bayram namazlarında gidilmediğini de öğrenmiş olurlar. Maalesef çoğunluğumuz öyle yapmıyor muyuz? Camilere cuma dan cumaya, teravihten teraviye, bayramdan bayrama gidiyoruz. Eğer biz bugün çocuklarımızı camiye alıştıracaksak , önce vakit namazlarından başlamalıyız. Yarın büyüdüklerinde, zaten geleneksel olarak toplu namazlara gidecekler. 

Çocukları camiye alıştırmak için uyguladığımız yöntem ya da eğitim sistemimiz yanlış. Palyaçolarla, dönme dolaplarla, camide çift kale futbol oynamakla, voleybol ipi germekle, çocukların yaptığı her şeye göz yummakla cami sevgisi alıştırılmaz.

Şimdi samimi olarak cevap verelim hangimiz evlerimizde çocuklarımızın sınırsızca oynamalarına, her yeri, tüm odaları dolaşmalarına, dolapları karıştırmalarına izin veriyoruz. Misafirliğe gitmeden önce çocuklarımızı gittiğimiz yerde uslu durmaları konusunda uyarıyoruz. İkram edilenleri dökmeden güzelce yemelerini tembihliyoruz.

Çocuklarını camiye getiren ebeveynler sizden istenen çok bir şey değil, sadece basit âdab-ı muaşeret kurallarını öğretmektir.

Uygulanabilecek basit bir yöntem, çocuğunuzu camiye getirdiğinizde yanınızdan ayırmamak, birlikte namaz kılmak olabilir. Bazen bunu uygulayan babalara şahit oluyoruz camilerde. Hatta iki çocukla geldiyse birini sağ tarafa diğerini sol tarafa alıyor birlikte namaz kılıyorlar. Hiçbir problem de yaşanmıyor. 

Diğer bir önerim, ebeveynler ya çocuklarla camide ilgilenecek birilerini bulsunlar, ya da sırayla çocuklara baksınlar. Böylece hem cami âdab-ı öğrenirler hem de kimse çocukların gürültüsünden rahatsız olmaz. Rahatsız olan camiye gelmesin demekle de hiç olmaz. Yetişkinlere namaz farz, camide cemaatle kılmanın sevabı daha fazla. Hem çocukların camiye gelmesinden rahatsız olan vatandaşlar, çocukların namaz kılmalarından değil,  gürültü çıkarmalarından ve namazda kendilerini rahatsız etmelerinden rahatsızlık duyuyorlar. 

Sevgili Ebeveynler!

Topluluk içerisinde çocuklarınıza, söz söylenmesi hoşunuza gitmiyor ya da uyarılmasını istemiyorsanız, temel topluluk kurallarını ve âdab-ı muaşeret davranışlarını, siz öğretmeniz gerekiyor.

Eğer bunları siz öğretmezseniz yarın biri çıkar, her şeyi göze alır ve çok acı bir şekilde öğretir çocuklarınıza. 

Habere ifade bırak !
Haberle İlişkili Makale
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve davrazhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.