Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Hayrat Yardım

Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Gitme Mübarek!

Yazarlar (Web Sitesi) - Web Sitesi | 16.03.2026 - 12:42, Güncelleme: 16.03.2026 - 12:42
 

Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Gitme Mübarek!

Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Gitme Mübarek!

Gidiyorsun öyle mi? Gözleri yaşlı, gönülleri yorgun olanlara elveda bile demeden Selaların sedaları şehirlerin sokaklarında yankılanırken Ezan sesleriyle dolan Camiler, cemaatine henüz alışmıştı Ramazan davulcuları manilerini senin için söylüyorlardı Ama Sen gidiyorsun.  Sen gidiyorsun öyle mi? Gidişinle canımızdan can kopup gidiyor biliyor musun? Dökülüyor ezan sesleri yağmur damlaları gibi semadan Gelişinle huzur dolup mutlu olmuştu mahsun yürekler  Şimdi bir ömür gidiyor seninle ardına bile bakmadan Ama Sen gidiyorsun. Sen gidiyorsun öyle mi? Birlikte söylediğimiz ilahilerin tınısı kulaklarımızda kaldı Sevgi dolu bakışmalarımızla oturmuştuk iftar sofralarında Bir ekmek fırınında, sıcak pide kuyruğunda bekleyen çocuklar  Ramazanla özdeşleşmiş taze hurmayla açıldı oruçlar sende Ama Sen gidiyorsun.  Sen gidiyorsun öyle mi? Sen gittikçe her gün birer birer ömrümüzden gün gidiyor  Gidecek olman, geceden kalan uykularımızı bölüyor  Ay ve Yıldızlar senin için parlıyordu gökyüzünde Şehirlerin zifiri karanlık sokaklarından gidiyor insanlar Gönüller paylaşmanın verdiği huzurla seninle dolmuştu Ama Sen gidiyorsun. Sen gidiyorsun öyle mi? Sen içimize sönmeyen bir kor ateşi yakıp öyle gidiyorsun İçimizde gidişinden kaynaklanan bir yangın büyüyor Adeta bir yanardağ volkanı patlıyor yüreklerimizde Yüzlerimize vedanın hüznü yansıyor sessizce Yanıyor yürekler, çünkü, seninle birlikte herşey gidiyor Ama Sen gidiyorsun.  Sen gidiyorsun öyle mi? Sen sanki bize küsmüşcesine arkana bakmadan gidiyorsun Bizden memnun olmamış gibi hızlıca ayrılıyorsun  Senin gidişine sadece insanlar gözyaşı akıtmıyor  Arşlar, sağanak sağanak içini döküyor senin için  Bahar ayında ağaçların yaprakları açmadan üşüyor  Sen sessizce gidiyorsun aramızdan veda bile etmeden Cümle alem, tüm nebatât lâl olmuş susuyor gidişine  Yer susuyor, gök susuyor aramızdan ayrılışına İnsanların yürekleri kor olmuş, sensizlikten yanıyor Ama Sen gidiyorsun. Sen gidiyorsun öyle mi? Bunca birlikteliklere, milyonlarca oruçlulara Bunca iftarlara, bunca sahurlara rağmen  Senin gidişini durduramıyor hiçbir şey  Bir veda busesi koymadan alınlarımıza gidiyorsun Bu güzellikler sanki hiç yaşanmamış gibi Herşeyi önüne katarak, kasıp kavurup Ardına bile bakmadan koşarak uzaklaşıyorsun Ama Sen gidiyorsun. Sen gidiyorsun öyle mi? Mukabele okuyan hafızların sesleri duvarlarda yankılanıyor  Camiler, çocukların cıvıltılarıyla coşup şenleniyor  Kadınlı erkekli cemaat, camileri doldurmuştu teravihte Hatimle kılınan namazların ferahlatıcı etkisiyle  Okullarda, çocuklar ilkdefa senin için hazırlanmıştı Ama Sen gidiyorsun. Sen gidiyorsun öyle mi?  Okunan binbir hatimlerin sevaplarıyla Büyük bir coşkuyla kılınan teravihlerinle Son on gününde hatimli teheccüd namazıyla  Bir koşuşturmanın içerisinde oruçlu müminler  Sokaklarda bir aydır yanan mahlalar mahsun kaldı Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini de alıp  Ama Sen gidiyorsun.  Sen gidiyorsun öyle mi?  Gel gitme, bizi böyle sensiz bırakarak  Canımızdan can gidiyor, sen olmayınca Dökülüyor göz yaşları göz pınarlarımızdan Bir sevda, bir ömür gidiyor seninle birlikte Binbir rahmetinle çok alışmıştık biz sana  Yanıyor insanlık, zalim olmuş bir zalimin ateşinde Sen tüm bunları bilerek bizi böyle çaresiz bırakıp Sessizce gidiyorsun, ardına bile bakmadan Sen seneye gelirsin de biz olurmuyuz bilemem Bizi sensiz, sahursuz, teravisiz, hatimsiz bırakıp gitme Ama Sen gidiyorsun. 
Akademisyen/Sosyolog Ahmet Aydın: Gitme Mübarek!

Gidiyorsun öyle mi?
Gözleri yaşlı, gönülleri yorgun olanlara elveda bile demeden
Selaların sedaları şehirlerin sokaklarında yankılanırken
Ezan sesleriyle dolan Camiler, cemaatine henüz alışmıştı
Ramazan davulcuları manilerini senin için söylüyorlardı
Ama Sen gidiyorsun. 

Sen gidiyorsun öyle mi?
Gidişinle canımızdan can kopup gidiyor biliyor musun?
Dökülüyor ezan sesleri yağmur damlaları gibi semadan
Gelişinle huzur dolup mutlu olmuştu mahsun yürekler 
Şimdi bir ömür gidiyor seninle ardına bile bakmadan
Ama Sen gidiyorsun.

Sen gidiyorsun öyle mi?
Birlikte söylediğimiz ilahilerin tınısı kulaklarımızda kaldı
Sevgi dolu bakışmalarımızla oturmuştuk iftar sofralarında
Bir ekmek fırınında, sıcak pide kuyruğunda bekleyen çocuklar 
Ramazanla özdeşleşmiş taze hurmayla açıldı oruçlar sende
Ama Sen gidiyorsun. 

Sen gidiyorsun öyle mi?
Sen gittikçe her gün birer birer ömrümüzden gün gidiyor 
Gidecek olman, geceden kalan uykularımızı bölüyor 
Ay ve Yıldızlar senin için parlıyordu gökyüzünde
Şehirlerin zifiri karanlık sokaklarından gidiyor insanlar
Gönüller paylaşmanın verdiği huzurla seninle dolmuştu
Ama Sen gidiyorsun.

Sen gidiyorsun öyle mi?
Sen içimize sönmeyen bir kor ateşi yakıp öyle gidiyorsun
İçimizde gidişinden kaynaklanan bir yangın büyüyor
Adeta bir yanardağ volkanı patlıyor yüreklerimizde
Yüzlerimize vedanın hüznü yansıyor sessizce
Yanıyor yürekler, çünkü, seninle birlikte herşey gidiyor
Ama Sen gidiyorsun. 

Sen gidiyorsun öyle mi?
Sen sanki bize küsmüşcesine arkana bakmadan gidiyorsun
Bizden memnun olmamış gibi hızlıca ayrılıyorsun 
Senin gidişine sadece insanlar gözyaşı akıtmıyor 
Arşlar, sağanak sağanak içini döküyor senin için 
Bahar ayında ağaçların yaprakları açmadan üşüyor 
Sen sessizce gidiyorsun aramızdan veda bile etmeden
Cümle alem, tüm nebatât lâl olmuş susuyor gidişine 
Yer susuyor, gök susuyor aramızdan ayrılışına
İnsanların yürekleri kor olmuş, sensizlikten yanıyor
Ama Sen gidiyorsun.

Sen gidiyorsun öyle mi?
Bunca birlikteliklere, milyonlarca oruçlulara
Bunca iftarlara, bunca sahurlara rağmen 
Senin gidişini durduramıyor hiçbir şey 
Bir veda busesi koymadan alınlarımıza gidiyorsun
Bu güzellikler sanki hiç yaşanmamış gibi
Herşeyi önüne katarak, kasıp kavurup
Ardına bile bakmadan koşarak uzaklaşıyorsun
Ama Sen gidiyorsun.

Sen gidiyorsun öyle mi?
Mukabele okuyan hafızların sesleri duvarlarda yankılanıyor 
Camiler, çocukların cıvıltılarıyla coşup şenleniyor 
Kadınlı erkekli cemaat, camileri doldurmuştu teravihte
Hatimle kılınan namazların ferahlatıcı etkisiyle 
Okullarda, çocuklar ilkdefa senin için hazırlanmıştı
Ama Sen gidiyorsun.

Sen gidiyorsun öyle mi? 
Okunan binbir hatimlerin sevaplarıyla
Büyük bir coşkuyla kılınan teravihlerinle
Son on gününde hatimli teheccüd namazıyla 
Bir koşuşturmanın içerisinde oruçlu müminler 
Sokaklarda bir aydır yanan mahlalar mahsun kaldı
Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini de alıp 
Ama Sen gidiyorsun. 

Sen gidiyorsun öyle mi? 
Gel gitme, bizi böyle sensiz bırakarak 
Canımızdan can gidiyor, sen olmayınca
Dökülüyor göz yaşları göz pınarlarımızdan
Bir sevda, bir ömür gidiyor seninle birlikte
Binbir rahmetinle çok alışmıştık biz sana 
Yanıyor insanlık, zalim olmuş bir zalimin ateşinde
Sen tüm bunları bilerek bizi böyle çaresiz bırakıp
Sessizce gidiyorsun, ardına bile bakmadan
Sen seneye gelirsin de biz olurmuyuz bilemem
Bizi sensiz, sahursuz, teravisiz, hatimsiz bırakıp gitme
Ama Sen gidiyorsun. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve davrazhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.