Havva Saraç'ın Kaleminden: "Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol"
Havva Saraç'ın Kaleminden: "Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol"
Havva Saraç'ın Kaleminden: "Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol"
Havva Saraç'ın Kaleminden: "Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol"
Hud Suresi'nde geçen çok vurucu bir ayet. Ama bu haftaya kadar belki pek çoğumuz bu ayetin hangi surede, neden geçtiğini bile bilmiyorduk. Yeditepe Üniversitesi, Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde temiz yüzlü, inanan bir genç hukukla birebir alakalı çarpıcı bir ayeti pankart yaparak açtı. İlk bakışta kendi okulunda küçük bir etkinlik gibi görünse de karşıt görüşlü kişilerin çabalarıyla tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken devasa bir eyleme dönüştü. Birkaç seküler, sol gruptan öğrenci ayet-i kerimeyi kapatarak Mustafa Malo'ya engel olmak istedi. Ve kendi dininin, kendi kutsal kitabınının ayetlerini alkışlarla protesto eden diplomalı, okumuş cahil çok tuhaf bir kitlenin tepkilerine şahit olduk.
Bazı seküler, laik insanlar ayetlerle, Kuran'la, peygamberlerle hatta yaratıcımızla dalga geçen sözde ofansif mizah için oldukça hoşgörülüyken doğrulukla ilgili bir ayete bu kadar tahammülsüz olmaları neyle açıklanabilir? Sınırsız özgürlükten yana olduklarını söyleyen, ellerine geçen her fırsatta dini değerlerimizle küstahça alay eden bu insanlar, sehven Yahudilerin, Hristiyanların,
Alevilerin inancıyla ilgili espri yaptıkları zaman kamuoyundan binlerce kez özür dilemek zorunda kalıyorlar. Ancak konu İslamiyetse, Müslümanlar ise sonsuz hoşgörü ve hakaret edebilme hürriyeti istiyorlar.
Malcolm X'in bu konuyla ilgili çok veciz bir sözü var. "İslam'a sövmekten başka fikri olmayanlar, fikrin değil, İslam'a sövmenin özgürlüğünü istiyorlar."
Maksat üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Ancak kendi kutsallarıyla ilgili bırakın hakaret etmeyi tarihi gerçekliklerden bile tek satır bahsedilmesine imkan tanımazlar. Yeditepe Üniversitesi,
Hukuk Fakültesinden inanmış ve cesur bir genç, tek başına Rabbimizin hükmünü tüm dünyaya haykırırken laik ataklı özgürlük havarilerinin çifte standartlı hoşgörüsünü de yine herkese ispatlamış oldu.
Allah'u Teâlâ bir ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor:
"İnkâr edenler dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın." (Fussilet, 26)
Onların bu tavrı gördüğümüz üzere hiç yeni ve bu asra ait özel bir durum değil. Binlerce yıldır inanmayanlar, inkar edenler Allah'ın kelamını benzer metotlarla örtmeye çalışmışlar ancak muvaffak olamamışlar, olamayacaklardır.
Zira "Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. İnkârcılar hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlayacaktır." (Saff, 8)



