Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Hayrat Yardım
Ahmet Aydın
Köşe Yazarı
Ahmet Aydın
 

Televizyon Programları Aracılığıyla; Yok Edilen Gelecek

İçinde bulunduğumuz çağın gereği olarak, teknolijideki gelişmeler ister istemez toplumu ve toplumların geleceğini oluşturan gençleri ciddi manada etkilemektedir. Bu etkileme hem olumlu hem de olumsuz yönde olabilir. Bu tamamen teknolojiyi hangi amaçla kullandığınıza bağlıdır. Maalesef olumlu etkilerinden ziyade olumsuz etkileri daha fazla olmaktadır. Çünkü, insan bedeninde nefsi ile birlikte yaşamaktadır. Nefis, bir nevi insanın içinde bulundurduğu şeytanıdır.  Teknolojiye karşı duramazsınız. Ayrıca durmamalısınız, aksine teknolojiyi geliştirip ondan daha fazla yararlanmalısınız. Teknoloji içinde bulunduğumuz çağda en önemli güçtür. Önemli olan bu gücü gençlerin ve toplumun geleceğini öldürmek, yok etmek için mi? Yoksa gençleri ve geleceği müdafaa etmek, korumak için mi? kullanıldığıdır. Yani teknolojinin arkasındaki gücün ideolojik yapısı çok önemli. Bu ideolojiler kime? hangi düşünce tarzına hizmet etmektedir? Bugün teknolojiyi elinde bulunduran güçler, toplumları ve gençleri istediği gibi yönlendirebilirler. Özellikle dijital dünya uyumuyor, tabir caizse yedi yirmi dört faaliyetlerine devam etmektedir. Yani çocuklarımız ve gençlerimiz dijital bombardımanlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Dijital saldırıların hedefinde olan toplumların ve gençlerin, tek başlarına bu saldırılara karşı kendilerini korumaları mümkün değildir. Buradan bir eğitimci ve bir vatansever olarak; yerli yapımları yapan senarist, yapımcı ve bu programlarda yer alan sanatçılara açık açık ve net bir şekilde soruyorum... Bu milletin geleceği olan gençlerine, tertemiz evlatlarına niçin televizyonlarda yasaklı madde kullanan insanları izletiyorsunuz? Niçin, tütün ve tütün mamüllerinin kullanımını, ayrıca alkol tüketimini özendirebilecek bir şekilde sunuyorsunuz? Neden sanki büyük bir hünermiş gibi, ellerinde silahlarla toplu katliamlar yaptırtıp, bunu havalı bir olaymış gibi gösteriyorsunuz? Ülkede sanki hukuk yok, adalet yok, polis ya da asker yokmuş gibi, herkes kendi adaletini kendisi sağlar havasını neden oluşturuyorsunuz? Neden mafya vari tipleri sanki üstün varlıklarmış gibi servis edip, gençlere özendiriyorsunuz? Kendi annesini öldüren bir karakteri bu millete izletmekteki gayeniz nedir? Özellikle kadına yönelik şiddet içeren olayları işleyen programları neden yayınlıyorsunuz? Film ve dizilerdeki saçma sapan raconları bu ülkenin gençlerine neden rol model olarak sunuyorsunuz? Aile içerisinde yaşanan ve aile birliğini tehdit eden, ihanet ve aldatmayı gözümüze neden sokuyorsunuz? Aile birliği için sevgi, saygı ve sadakat unsurları önemliyken, niçin bu değerleri yok sayan, normalmiş gibi gösteren programlara yer veriyorsunuz? Türk toplum yapısına uygun, çoluk çocuk, ailecek hep birlikte izleyebileceğimiz programlar yapmak çok mu zor? Acı olan devletin resmi kanalları da, bu türden  olumsuzlukları içeren film, dizi ve programlarla çıkıyor izleyenlerin karşısına.  Devlet yetkililerimiz tüm bu olumsuzluklar yapılırken neredeler? Bu rezillikleri görmüyorlar mı? Televizyon ve Radyo programlarını kontrol etme ve denetleme görevi olan RTÜK yetkilileri nerede? RTÜK sadece programlar gösterime girdikten sonra, şikayet olduğunda mı devreye giriyor? Yoksa bu programların yapım aşamasında, gösterime girmeden denetleme imkanı yok mu? Çünkü, gösterime girip, safi zihinleri olumsuz etkiledikten sonra, verilen cezalar, çocukların ve gençlerin zihinlerinde oluşan tahribatı tamir etmeye yetmiyor. Özellikle kadın programları olarak ön plana çıkan gündüz kuşağı programlarında; sabah ihaneti, öğlen aldatmayı, akşam da mafyacılık ve cinayeti izlemek zorunda mı bu milletin evlatları? Bu aziz milletin evlatları bu programlar sayesinde; serseri, berduş ve bağımlı olmaktan ileri gidemez. Bunları izleyen ailelerden, özellikle annelerden ve gençlerden ne bekleyebilirsiniz? Televizyon kumandası elinde, beğenmiyorsan, hoşuna gitmiyorsa, kapat ya da değiştir diyenleri duyuyor gibiyim. Kaçımız ya da hangimizin çocukları, bu dediğimizi yapabiliyoruz veya yapabiliyorlar. Cıvıl cıvıl, hareketli renkleri ve cazibesi olan, koskoca dijital dünya ile başbaşa bırakılan nefisler ve çocuklar. Ayrıca teknolojiyi yasaklamak ya da kullanmamak olmaz. Anlatmak istediğim şey, var olan bu nimeti, bu imkanları doğru ve insanlığın gelişimi için faydalı işlerde kullanmak. Buradan, bir toplum bilimci ve bir eğitimci olarak; Vatan ve milletini seven, en azından sevdiğini ifade eden, senarist, yazar, yapımcı ve sanatçılara sesleniyorum. Ne olur, bu ülkenin çocuklarına, bu ülkenin gençlerine ve ailelerine, milli ve manevi değerlerimize uygun programlar, dizi ve filmler yapınız. Tahribata karşı durmak, oluşan tahribatları tamir etmek için mücadele ediniz. Bu necip milletin evlatları, kendi değerlerine uygun programları, mutlaka izleyecek ve destekleyecektir. Önemli olan tahribat yapan programlar kadar, hatta onlardan daha nitelikli, dizi, film ve programlara imza atabilmektir. Saygıdeğer yöneticiler! Sizlerden ricamız;ne olur, Reyting ve izlenme uğruna, bu milletin gençlerinin heba edilip harcanmasına, geri dönüşü zor olan bataklıklara sürüklenmesine fırsat vermeyiniz.
Ekleme Tarihi: 17 Şubat 2026 -Salı

Televizyon Programları Aracılığıyla; Yok Edilen Gelecek

İçinde bulunduğumuz çağın gereği olarak, teknolijideki gelişmeler ister istemez toplumu ve toplumların geleceğini oluşturan gençleri ciddi manada etkilemektedir. Bu etkileme hem olumlu hem de olumsuz yönde olabilir. Bu tamamen teknolojiyi hangi amaçla kullandığınıza bağlıdır. Maalesef olumlu etkilerinden ziyade olumsuz etkileri daha fazla olmaktadır. Çünkü, insan bedeninde nefsi ile birlikte yaşamaktadır. Nefis, bir nevi insanın içinde bulundurduğu şeytanıdır. 

Teknolojiye karşı duramazsınız. Ayrıca durmamalısınız, aksine teknolojiyi geliştirip ondan daha fazla yararlanmalısınız. Teknoloji içinde bulunduğumuz çağda en önemli güçtür. Önemli olan bu gücü gençlerin ve toplumun geleceğini öldürmek, yok etmek için mi? Yoksa gençleri ve geleceği müdafaa etmek, korumak için mi? kullanıldığıdır.

Yani teknolojinin arkasındaki gücün ideolojik yapısı çok önemli. Bu ideolojiler kime? hangi düşünce tarzına hizmet etmektedir? Bugün teknolojiyi elinde bulunduran güçler, toplumları ve gençleri istediği gibi yönlendirebilirler. Özellikle dijital dünya uyumuyor, tabir caizse yedi yirmi dört faaliyetlerine devam etmektedir. Yani çocuklarımız ve gençlerimiz dijital bombardımanlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Dijital saldırıların hedefinde olan toplumların ve gençlerin, tek başlarına bu saldırılara karşı kendilerini korumaları mümkün değildir.

Buradan bir eğitimci ve bir vatansever olarak; yerli yapımları yapan senarist, yapımcı ve bu programlarda yer alan sanatçılara açık açık ve net bir şekilde soruyorum...

Bu milletin geleceği olan gençlerine, tertemiz evlatlarına niçin televizyonlarda yasaklı madde kullanan insanları izletiyorsunuz?

Niçin, tütün ve tütün mamüllerinin kullanımını, ayrıca alkol tüketimini özendirebilecek bir şekilde sunuyorsunuz?

Neden sanki büyük bir hünermiş gibi, ellerinde silahlarla toplu katliamlar yaptırtıp, bunu havalı bir olaymış gibi gösteriyorsunuz?

Ülkede sanki hukuk yok, adalet yok, polis ya da asker yokmuş gibi, herkes kendi adaletini kendisi sağlar havasını neden oluşturuyorsunuz?

Neden mafya vari tipleri sanki üstün varlıklarmış gibi servis edip, gençlere özendiriyorsunuz?

Kendi annesini öldüren bir karakteri bu millete izletmekteki gayeniz nedir?

Özellikle kadına yönelik şiddet içeren olayları işleyen programları neden yayınlıyorsunuz?

Film ve dizilerdeki saçma sapan raconları bu ülkenin gençlerine neden rol model olarak sunuyorsunuz?

Aile içerisinde yaşanan ve aile birliğini tehdit eden, ihanet ve aldatmayı gözümüze neden sokuyorsunuz?

Aile birliği için sevgi, saygı ve sadakat unsurları önemliyken, niçin bu değerleri yok sayan, normalmiş gibi gösteren programlara yer veriyorsunuz?

Türk toplum yapısına uygun, çoluk çocuk, ailecek hep birlikte izleyebileceğimiz programlar yapmak çok mu zor?

Acı olan devletin resmi kanalları da, bu türden  olumsuzlukları içeren film, dizi ve programlarla çıkıyor izleyenlerin karşısına. 

Devlet yetkililerimiz tüm bu olumsuzluklar yapılırken neredeler? Bu rezillikleri görmüyorlar mı?

Televizyon ve Radyo programlarını kontrol etme ve denetleme görevi olan RTÜK yetkilileri nerede?

RTÜK sadece programlar gösterime girdikten sonra, şikayet olduğunda mı devreye giriyor? Yoksa bu programların yapım aşamasında, gösterime girmeden denetleme imkanı yok mu?

Çünkü, gösterime girip, safi zihinleri olumsuz etkiledikten sonra, verilen cezalar, çocukların ve gençlerin zihinlerinde oluşan tahribatı tamir etmeye yetmiyor.

Özellikle kadın programları olarak ön plana çıkan gündüz kuşağı programlarında; sabah ihaneti, öğlen aldatmayı, akşam da mafyacılık ve cinayeti izlemek zorunda mı bu milletin evlatları?

Bu aziz milletin evlatları bu programlar sayesinde; serseri, berduş ve bağımlı olmaktan ileri gidemez.

Bunları izleyen ailelerden, özellikle annelerden ve gençlerden ne bekleyebilirsiniz?

Televizyon kumandası elinde, beğenmiyorsan, hoşuna gitmiyorsa, kapat ya da değiştir diyenleri duyuyor gibiyim. Kaçımız ya da hangimizin çocukları, bu dediğimizi yapabiliyoruz veya yapabiliyorlar. Cıvıl cıvıl, hareketli renkleri ve cazibesi olan, koskoca dijital dünya ile başbaşa bırakılan nefisler ve çocuklar.

Ayrıca teknolojiyi yasaklamak ya da kullanmamak olmaz. Anlatmak istediğim şey, var olan bu nimeti, bu imkanları doğru ve insanlığın gelişimi için faydalı işlerde kullanmak.

Buradan, bir toplum bilimci ve bir eğitimci olarak;

Vatan ve milletini seven, en azından sevdiğini ifade eden, senarist, yazar, yapımcı ve sanatçılara sesleniyorum. Ne olur, bu ülkenin çocuklarına, bu ülkenin gençlerine ve ailelerine, milli ve manevi değerlerimize uygun programlar, dizi ve filmler yapınız. Tahribata karşı durmak, oluşan tahribatları tamir etmek için mücadele ediniz. Bu necip milletin evlatları, kendi değerlerine uygun programları, mutlaka izleyecek ve destekleyecektir. Önemli olan tahribat yapan programlar kadar, hatta onlardan daha nitelikli, dizi, film ve programlara imza atabilmektir.

Saygıdeğer yöneticiler!

Sizlerden ricamız;ne olur,

Reyting ve izlenme uğruna, bu milletin gençlerinin heba edilip harcanmasına, geri dönüşü zor olan bataklıklara sürüklenmesine fırsat vermeyiniz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve davrazhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.