Birkaç yıldır özellikle sosyal medyada örtülüyken açıldığını ilan eden, bunu makyaj videolarıyla sıradanlaştıran, başkalarını da etkilemeye çalışan influencerlar var. Ne yazık ki çocuklarımızın, gençlerimizin, gözlerimizin önünde seküler, Batılı, İslam karşıtı grupların ağına düşmesini izliyoruz. Onlara fani dünyayı ebedi cennet gibi sunan kapitalist düzen, tüm tuşlara aynı anda basarak güzel ve doğru olan herşeyi ilkel, geri ve çağdışı gösteriyor. Teşhirciliği, bedenini sergileyerek gezmeyi, özgürlük ve modernlik olarak sunuyor. Kuran'la ve ibadetlerle bağı zayıf olanları açılma furyasına çok kolay dahil edebiliyorlar.
Gazze'deki soykırıma şahit olan kimi İngiliz, İspanyol, Amerikalılar İslam'ı, Kuran'ı merak edip ilgiyle incelerken bizim gençlerimiz "Kuran'da faiz haram değilmiş, tesettür de yokmuş, sadece omuzlar örtülecekmiş, meğer mesele saç değilmiş, alkol sadece namazda içilmezmiş, ojeli ve örtüsüz namaz olurmuş, ibadete çok da lüzum yokmuş, kalpler temiz olsunmuş"a çarçabuk terfi ediveriyorlar. Ve sonuç.... Sonuç; inancı, imanı, ibadeti tertemiz elinden alınıp yolunmuş tavuk gibi kalan gençlerimiz... İşte bu noktada deizme, ateizme sıçrama tahtası vazifesi üstlenen, her harama kolayca mübah fetvası veren, karşı mahalleye şirin görünmek için laikliğe methiyeler sıralayan modern ilahiyatçıların ne yazık ki ahirette yatacak yeri yok. Aynı vazifeyi tersten üstlenen, yani her mübaha haram diyen, her hurafeyi dine sokuşturup kendisi gibi düşünmeyen alimleri tekfir ilan eden sözde hocalar da aynı şekilde İslam'a ve Müslüman gençlere çok büyük zarar vermektedirler.
Nitekim Rabbimiz ayet-i kerimesinde:
"De ki: 'Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.'" (Araf,33)
Dindar aileler günümüzde evlatlarına dini değerlerini aktarmakta zorlanıyor. Zira eğitim sisteminden medyaya her türlü mecra iyi ve güzel olanı değil gayri ahlaki ve bize yabancı olanı bize aitmiş gibi gösteriyor. Malum haber spikerlerinin hafızlık törenlerinden, örtünme merasimlerine nasıl bir ürperti ve tiksintiyle bahsettiklerine şahit olduk. Oysa yine aynı akımın medya mensupları çocukların, gençlerin çırılçıplak dans etmelerine, mezuniyetlerinde LGBT'yi destekleyen konuşmalarına övgüyle yer vermişti. Velhasıl muhafazakar camia ülkemizde yıllardır iktidar olmuş olsa da siyonizmin gölgesi ve uzantısı olan seküler kesimin pişkin sesi hep daha gür çıkmaktadır...

