306 Kur’ân, Bir Vasiyet, Isparta’dan Unutulmaz Hat Hatırası
306 Kur’ân, Bir Vasiyet, Isparta’dan Unutulmaz Hat Hatırası
“Hatizinde” adlı sosyal medya hesabından paylaşım yapan İsmail Kaya, hat sanatının inceliğini ve manevî derinliğini anlatan dikkat çekici bir yazı paylaştı. “Hat Yolunda – Bölüm 3” başlığıyla yapılan paylaşımda, hattatların açtıkları kalemlerin yongalarına gösterdiği saygı ve bunun arkasındaki anlamlı gelenek anlatıldı.
“Hatizinde” adlı sosyal medya hesabından paylaşım yapan İsmail Kaya, hat sanatının inceliğini ve manevî derinliğini anlatan dikkat çekici bir yazı paylaştı. “Hat Yolunda – Bölüm 3” başlığıyla yapılan paylaşımda, hattatların açtıkları kalemlerin yongalarına gösterdiği saygı ve bunun arkasındaki anlamlı gelenek anlatıldı.
Paylaşımda, hat sanatının kendine özgü estetik kuralları olduğu, kamış kalemlerin yazıya uygun biçimde özel bir meyille açıldığı ifade edildi. Kalem açılırken yere düşen ince yonganın sıradan bir atık olmadığına dikkat çekilirken, Kur’ân-ı Kerim’de kaleme ve yazdıklarına yemin edilmesi sebebiyle hattatların bu yongaları büyük bir hürmetle sakladığı belirtildi.
Hattatların, kalem yongalarını genellikle ya yakarak ya da temiz bir toprağa gömerek muhafaza ettiği aktarılırken, paylaşımın en çarpıcı bölümünde ise bazı hattatların bu yongaların kendi gasil sularında kullanılmasını vasiyet ettikleri bilgisine yer verildi.
Bu geleneğin Isparta ile olan bağı ise paylaşımı daha da anlamlı kıldı. 1917 yılında vefat eden Ispartalı Hattat Mustafa Tevfîk Efendi’nin, 306’ncı Kur’ân-ı Kerim’ini yazarken vefat ettiği ve gasil suyunun, ömrü boyunca açtığı kalemlerin yongalarıyla ısıtıldığı aktarıldı.
Paylaşımda, hat sanatında hiçbir emeğin boşa gitmediği vurgulanarak, bu anlayışın yüzyıllardır süregelen bir saygı ve maneviyat geleneği olduğunun altı çizildi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



