Camiler İçin Deprem Alarmı! Şeref Korkmaz’dan Kritik Uyarı
Camiler İçin Deprem Alarmı! Şeref Korkmaz’dan Kritik Uyarı
İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz, Isparta İl Müftülüğü tarafından cami ve Kur’an kurslarına yönelik yapı performans analizi yapılmasına ilişkin gönderilen yazıyı değerlendirdi. Korkmaz, söz konusu girişimin deprem gerçeğiyle yüzleşme açısından önemli olmakla birlikte, sürecin yürütülme biçiminin teknik ve idari açıdan ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti.
İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz, Isparta İl Müftülüğü tarafından cami ve Kur’an kurslarına yönelik yapı performans analizi yapılmasına ilişkin gönderilen yazıyı değerlendirdi. Korkmaz, söz konusu girişimin deprem gerçeğiyle yüzleşme açısından önemli olmakla birlikte, sürecin yürütülme biçiminin teknik ve idari açıdan ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti.
Deprem güvenliğinin idari yazışmalarla yürütülebilecek bir konu olmadığını vurgulayan Korkmaz, bunun doğrudan mühendislik disiplinine giren, hesap, modelleme ve teknik değerlendirme gerektiren bir süreç olduğunu belirtti. Bu tür kritik çalışmaların sahada teknik yetkinliği bulunmayan kişiler üzerinden yürütülmesinin kamu güvenliği açısından risk oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018’e (TBDY 2018) dikkat çeken Korkmaz, yönetmeliğin hem yeni yapılacak binaların tasarımını hem de mevcut yapıların performans değerlendirmesini açık şekilde tanımladığını hatırlattı. Türkiye’deki birçok caminin, geçmiş yönetmeliklere göre inşa edildiğini belirten Korkmaz, bu yapıların güncel deprem tehlike haritaları, zemin davranış modelleri ve performans esaslı tasarım kriterleri dikkate alınmadan yapıldığını ifade etti.
Camilerin deprem davranışı açısından özel ve kritik yapılar olduğunu vurgulayan Korkmaz, geniş açıklıklı, yüksek hacimli ve çoğu zaman düzensiz taşıyıcı sisteme sahip bu yapıların, kubbe, minare ve rijitlik düzensizlikleri gibi unsurlar nedeniyle deprem etkisi altında farklı performans gösterdiğini söyledi. Bu nedenle cami gibi yapıların standart bir yaklaşımla değil, daha uzmanlık gerektiren yöntemlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Korkmaz, yapı performans analizleri sonucunda bir yapının yetersiz çıkması durumunda ne yapılacağının en kritik soru olduğunu ifade ederek, TBDY 2018’e göre “göçmenin önlenmesi” seviyesinin can güvenliğini sınırda sağladığını ancak yapının ağır hasar alabileceğini ve kullanılamaz hale gelebileceğini söyledi. Buna rağmen bu yapıların kullanılmaya devam edilmesinin teknik olarak kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Riskli olduğu bilimsel olarak ortaya konmuş yapıların kullanımına devam edilmesinin ciddi bir sorumluluk problemi doğurduğunu belirten Korkmaz, deprem performans analizinin yalnızca rapor üretmek için değil, riskleri ortadan kaldırmak amacıyla yapılması gerektiğini vurguladı. Analiz sonuçlarının uygulanmaması halinde bu çalışmaların kamu güvenliğine katkı sunmayacağını ifade etti.
Açıklamasının sonunda deprem güvenliği sürecinin yazışmalarla yürütülecek bir alan olmadığını belirten Korkmaz, bu sürecin yetkin mühendislerin koordinasyonunda, merkezi, sistematik ve bağlayıcı bir program çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde yapılan çalışmaların teknik çözüm olmaktan çıkıp sorumluluğun paylaşılması anlamına geleceğini ifade etti.
Korkmaz, “Deprem gerçeği değişmez. Risk biliniyorsa sorumluluk da bilinmelidir.” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



