Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Hayrat Yardım

Miryokefalon’u Unutturmayan Adam: Mehmet Ali Çelik

Isparta (Web Sitesi) - Web Sitesi | 05.04.2026 - 18:09, Güncelleme: 05.04.2026 - 18:09
 

Miryokefalon’u Unutturmayan Adam: Mehmet Ali Çelik

Türk tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Miryokefalon Savaşı, aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ hak ettiği ilgiyi göremiyor. Oysa bu zafer, 1071’de kazanılan Malazgirt Meydan Muharebesi kadar önemli; hatta Anadolu’nun kesin olarak Türk yurdu haline gelmesini sağlayan en kritik adım olarak kabul ediliyor.

Tarihçiler, Malazgirt ile Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Miryokefalon ile ise bu toprakların adeta Türk milletine “tescil edildiğini” ifade ediyor. Ancak bu büyük zafer, her yıl görkemli törenlerle anılan Malazgirt’in aksine, kamuoyunda sınırlı etkinliklerle geçiştiriliyor. Tartışmalar Gölgesinde Kalan Büyük Zafer Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığı konusu yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. Isparta, Konya, Denizli ve Afyonkarahisar arasında süren bu tartışma, zaferin ortak bir sahiplenme ile anılmasını zorlaştırıyor. Uzmanlara göre bu belirsizlik, böylesine büyük bir tarihî mirasın geri planda kalmasına neden oluyor. Bir Kişinin Mücadelesi, Bir Şehrin Sahiplenişi Bu noktada öne çıkan isim ise Mehmet Ali Çelik. Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİNGADER) Genel Başkanı olan Çelik, aynı zamanda tarih öğretmeni kimliğiyle Miryokefalon Zaferi’ni anlatmayı adeta hayatının merkezine koydu. Yıllar önce Isparta’da görev yapan bir valinin “Savaşın nerede kazanıldığı önemli değil” şeklindeki sözleri, onun için bir dönüm noktası oldu. Bu ifadeyi kabul etmeyen Çelik, zaferin coğrafyasının da en az sonucu kadar önemli olduğunu savunarak tek başına bir mücadele başlattı. Mücadele Büyüdü, Kurumsallaştı Başlangıçta bireysel olarak yürütülen bu çaba, zamanla geniş kitleler tarafından benimsendi. Bugün gelinen noktada ise bu hareket, Miryokefalon Zafer Derneği’nin kurulmasına kadar uzanan güçlü bir yapıya dönüştü. Bu süreçte birçok somut adım da atıldı. Vali Abdullah Erin döneminde valilik logosuna Selçuklu kartalı eklendi. Belediye başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından bir kavşağa “Miryokefalon” adı verildi. Türk Tarih Kurumu nezdinde girişimler başlatıldı. 10 bin adet Miryokefalon haritası bastırıldı. Her yıl 17 Eylül’de anma programları düzenlenmeye başlandı. Ders kitaplarında zaferin Gelendost Yenice hattında gerçekleştiğine dair ifadelere yer verildi. Çanakkale’de Duygusal Anlar Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de düzenlenen bir çalıştayda yaşanan olay ise bu mücadelenin ne denli derin olduğunu gözler önüne serdi. Gazeteci ve belgeselci İsmail Kahraman, Mehmet Ali Çelik’in anlatımlarından etkilenerek Miryokefalon üzerine belgesel çekmek istediğini dile getirdi. Bu teklif karşısında duygulanan Çelik’in sözleri ise salonda bulunanları derinden etkiledi: “Bana bir şey olursa… Bu belgesel yarım kalmasın…” Bu ifade, onun Miryokefalon’u sadece bir tarih konusu olarak değil; bir sorumluluk, bir emanet ve bir dava olarak gördüğünü ortaya koydu. Bir Tarih Bilinci Mücadelesi Uzmanlara göre Mehmet Ali Çelik’in verdiği bu mücadele, yalnızca bir savaşın yerini belirleme çabası değil; aynı zamanda Türkiye’de tarih bilincinin güçlenmesi adına önemli bir örnek. Miryokefalon Zaferi’nin hak ettiği değeri görmesi için verilen bu çaba, bir kişinin inancının nasıl toplumsal bir harekete dönüşebileceğini de açıkça gösteriyor.
Türk tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Miryokefalon Savaşı, aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ hak ettiği ilgiyi göremiyor. Oysa bu zafer, 1071’de kazanılan Malazgirt Meydan Muharebesi kadar önemli; hatta Anadolu’nun kesin olarak Türk yurdu haline gelmesini sağlayan en kritik adım olarak kabul ediliyor.

Tarihçiler, Malazgirt ile Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Miryokefalon ile ise bu toprakların adeta Türk milletine “tescil edildiğini” ifade ediyor. Ancak bu büyük zafer, her yıl görkemli törenlerle anılan Malazgirt’in aksine, kamuoyunda sınırlı etkinliklerle geçiştiriliyor.

Tartışmalar Gölgesinde Kalan Büyük Zafer

Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığı konusu yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. Isparta, Konya, Denizli ve Afyonkarahisar arasında süren bu tartışma, zaferin ortak bir sahiplenme ile anılmasını zorlaştırıyor.

Uzmanlara göre bu belirsizlik, böylesine büyük bir tarihî mirasın geri planda kalmasına neden oluyor.

Bir Kişinin Mücadelesi, Bir Şehrin Sahiplenişi

Bu noktada öne çıkan isim ise Mehmet Ali Çelik. Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİNGADER) Genel Başkanı olan Çelik, aynı zamanda tarih öğretmeni kimliğiyle Miryokefalon Zaferi’ni anlatmayı adeta hayatının merkezine koydu.

Yıllar önce Isparta’da görev yapan bir valinin “Savaşın nerede kazanıldığı önemli değil” şeklindeki sözleri, onun için bir dönüm noktası oldu. Bu ifadeyi kabul etmeyen Çelik, zaferin coğrafyasının da en az sonucu kadar önemli olduğunu savunarak tek başına bir mücadele başlattı.

Mücadele Büyüdü, Kurumsallaştı

Başlangıçta bireysel olarak yürütülen bu çaba, zamanla geniş kitleler tarafından benimsendi. Bugün gelinen noktada ise bu hareket, Miryokefalon Zafer Derneği’nin kurulmasına kadar uzanan güçlü bir yapıya dönüştü.

Bu süreçte birçok somut adım da atıldı. Vali Abdullah Erin döneminde valilik logosuna Selçuklu kartalı eklendi. Belediye başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından bir kavşağa “Miryokefalon” adı verildi. Türk Tarih Kurumu nezdinde girişimler başlatıldı. 10 bin adet Miryokefalon haritası bastırıldı. Her yıl 17 Eylül’de anma programları düzenlenmeye başlandı. Ders kitaplarında zaferin Gelendost Yenice hattında gerçekleştiğine dair ifadelere yer verildi.

Çanakkale’de Duygusal Anlar

Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de düzenlenen bir çalıştayda yaşanan olay ise bu mücadelenin ne denli derin olduğunu gözler önüne serdi.

Gazeteci ve belgeselci İsmail Kahraman, Mehmet Ali Çelik’in anlatımlarından etkilenerek Miryokefalon üzerine belgesel çekmek istediğini dile getirdi.

Bu teklif karşısında duygulanan Çelik’in sözleri ise salonda bulunanları derinden etkiledi: “Bana bir şey olursa… Bu belgesel yarım kalmasın…”

Bu ifade, onun Miryokefalon’u sadece bir tarih konusu olarak değil; bir sorumluluk, bir emanet ve bir dava olarak gördüğünü ortaya koydu.

Bir Tarih Bilinci Mücadelesi

Uzmanlara göre Mehmet Ali Çelik’in verdiği bu mücadele, yalnızca bir savaşın yerini belirleme çabası değil; aynı zamanda Türkiye’de tarih bilincinin güçlenmesi adına önemli bir örnek.

Miryokefalon Zaferi’nin hak ettiği değeri görmesi için verilen bu çaba, bir kişinin inancının nasıl toplumsal bir harekete dönüşebileceğini de açıkça gösteriyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve davrazhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kardeşini Bilmez
(05.04.2026 21:55 - #1195)
Bazı insanlar ölümü unutuyor ve hırslı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve davrazhaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.