Miryokefalon’u Unutturmayan Adam: Mehmet Ali Çelik
Miryokefalon’u Unutturmayan Adam: Mehmet Ali Çelik
Türk tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Miryokefalon Savaşı, aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ hak ettiği ilgiyi göremiyor. Oysa bu zafer, 1071’de kazanılan Malazgirt Meydan Muharebesi kadar önemli; hatta Anadolu’nun kesin olarak Türk yurdu haline gelmesini sağlayan en kritik adım olarak kabul ediliyor.
Türk tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Miryokefalon Savaşı, aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ hak ettiği ilgiyi göremiyor. Oysa bu zafer, 1071’de kazanılan Malazgirt Meydan Muharebesi kadar önemli; hatta Anadolu’nun kesin olarak Türk yurdu haline gelmesini sağlayan en kritik adım olarak kabul ediliyor.
Tarihçiler, Malazgirt ile Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Miryokefalon ile ise bu toprakların adeta Türk milletine “tescil edildiğini” ifade ediyor. Ancak bu büyük zafer, her yıl görkemli törenlerle anılan Malazgirt’in aksine, kamuoyunda sınırlı etkinliklerle geçiştiriliyor.
Tartışmalar Gölgesinde Kalan Büyük Zafer
Miryokefalon Zaferi’nin nerede kazanıldığı konusu yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. Isparta, Konya, Denizli ve Afyonkarahisar arasında süren bu tartışma, zaferin ortak bir sahiplenme ile anılmasını zorlaştırıyor.
Uzmanlara göre bu belirsizlik, böylesine büyük bir tarihî mirasın geri planda kalmasına neden oluyor.
Bir Kişinin Mücadelesi, Bir Şehrin Sahiplenişi
Bu noktada öne çıkan isim ise Mehmet Ali Çelik. Tüm İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİNGADER) Genel Başkanı olan Çelik, aynı zamanda tarih öğretmeni kimliğiyle Miryokefalon Zaferi’ni anlatmayı adeta hayatının merkezine koydu.
Yıllar önce Isparta’da görev yapan bir valinin “Savaşın nerede kazanıldığı önemli değil” şeklindeki sözleri, onun için bir dönüm noktası oldu. Bu ifadeyi kabul etmeyen Çelik, zaferin coğrafyasının da en az sonucu kadar önemli olduğunu savunarak tek başına bir mücadele başlattı.
Mücadele Büyüdü, Kurumsallaştı
Başlangıçta bireysel olarak yürütülen bu çaba, zamanla geniş kitleler tarafından benimsendi. Bugün gelinen noktada ise bu hareket, Miryokefalon Zafer Derneği’nin kurulmasına kadar uzanan güçlü bir yapıya dönüştü.
Bu süreçte birçok somut adım da atıldı. Vali Abdullah Erin döneminde valilik logosuna Selçuklu kartalı eklendi. Belediye başkanı Şükrü Başdeğirmen tarafından bir kavşağa “Miryokefalon” adı verildi. Türk Tarih Kurumu nezdinde girişimler başlatıldı. 10 bin adet Miryokefalon haritası bastırıldı. Her yıl 17 Eylül’de anma programları düzenlenmeye başlandı. Ders kitaplarında zaferin Gelendost Yenice hattında gerçekleştiğine dair ifadelere yer verildi.
Çanakkale’de Duygusal Anlar
Geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de düzenlenen bir çalıştayda yaşanan olay ise bu mücadelenin ne denli derin olduğunu gözler önüne serdi.
Gazeteci ve belgeselci İsmail Kahraman, Mehmet Ali Çelik’in anlatımlarından etkilenerek Miryokefalon üzerine belgesel çekmek istediğini dile getirdi.
Bu teklif karşısında duygulanan Çelik’in sözleri ise salonda bulunanları derinden etkiledi: “Bana bir şey olursa… Bu belgesel yarım kalmasın…”
Bu ifade, onun Miryokefalon’u sadece bir tarih konusu olarak değil; bir sorumluluk, bir emanet ve bir dava olarak gördüğünü ortaya koydu.
Bir Tarih Bilinci Mücadelesi
Uzmanlara göre Mehmet Ali Çelik’in verdiği bu mücadele, yalnızca bir savaşın yerini belirleme çabası değil; aynı zamanda Türkiye’de tarih bilincinin güçlenmesi adına önemli bir örnek.
Miryokefalon Zaferi’nin hak ettiği değeri görmesi için verilen bu çaba, bir kişinin inancının nasıl toplumsal bir harekete dönüşebileceğini de açıkça gösteriyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



